Kürdlerin Politik Dili…/Şerif Kaplan

  Hiç bir Kürd ‘Kemalizm iyidir“ diyerek ölmedi bugüne kadar. Nasıl ki, sayın Öcalan ne derse desin devlet tarafında  ’ terörist“ olarak algılanıyor ve öyle görülüyorsa, Kemalizm’de Kürdler için ’yok edici, ırkçı, şöven“ bir ideoloji olarak algılanıyor ve hiç bir şekilde de bu Kürdlerin beyninde değişmiyecektir.  
Çünkü günümüze kadar Kürdlere yapılanlar bu düşünceyi ıspatlamıştır.  
Kürdlerin Politik Dili…/Şerif Kaplan
Son birkaç yıl içinde Kürdlerin politik dilinde bir karmaşa almış başını  gidiyor. Ya politikayi iyi bilmiyoruz, nerde, ne zaman ne söyliceğimizi iyi kestiremiyoruz ya da, bir şaşkınlık içindeyiz. Her iki halde de bir başarıszılık sözkonusu.
Dönemsel bazı politik çıkışlar ve söylemler öne çıkabilir, onu dillendirebilirsin. Ama bu senin bütün geleceğini ipotek altına alacak, geleceğine gölge düşürecek söylemlerden uzak olmak zorundadır. Politik manavralar ile diplomatik dili bir birine karıştımamak gerekiyor.
Bazen, doğru da olasa, olması gereken de olsa, acil olan gibi görünsede, çok sık kullanılan bir kelime, hiç istenmeğini ters bir tepki ile karşılaşabilir, aşındırabilirsin. 
Örneğin, ’Demokrasi, Kardeşlik, Barış“  gibi kelimeleri son bir kaç yıl içinde gereğinde çok fazla, ilgisi olan olmayan herkes tarafından, özellikle de Kürdler tarafından sıkça dile getirilen başlıca kelimeler oldu.
Üç kavramda gerçek anlamda, insan olana her kes tarafında kutsanan kelimelerdir. Kulağa çok hoş  gelen, insanların duygularını okşayan, var olmalarını içeren kelimeler. Gelgelelim ki Türkiye’de bu üç kelimenin  de içerikleri ile ilgili bir kiymet i harbiyesi yoktur. Su üzerine yazılan yazı gibidir. Ömürleri yazdığın an kadardır.
Demokrasinin işleyebilecek bir sistem Türkiyede mevcut değildir ve sistemi yönetenlerinde böyele bir niyetleri yoktur.
Kardeşlik bir algılama biçimidir, hissetmek ve yaşamaktır. Bunun içinde bir kültür gerekmektedir. Ne yazık ki Türkiyedeki sistemin yarattığı kültürel, siyasal ve sosyal toplumun  ruhi şekillenmesi böylesi hümanist bir şekillenmenden çok uzaktır. Türkiye sisteminin yarattığı toplumun ruh hali bozuk bir toplum var. Sürekli düşman tehdidi altında olan, her zaman için, dış mihraklarla işbirliği yapan bir iç düşmanın varlığı ile büyüyen, ırkçı, kendisi dışındaki her kesimi inkar eden bir toplumsal ruh hali ile kardeşliği yaratmanın hiç ama hiç bir koşullu yoktur. Bunu söylerken, herkesi kapsayan bir ruh halinden bahsetmiyorum. Genel bir belirlemeden söz ediyorum. Yoksa gerçekten insani değerlerle yaşıyan bir çok bireyler vardır ama bunlar hiç bir zaman Türkiye’de belirleyici veya yönlendirici bir konumda olmadılar.
Barış için; bir kere insan yaşamının birinci dercede önemli olduğu, herşeyin insan için varolduğu bir anlayış ve sistemin olması gerekir. Ne yazık ki bu da Türkiye’de yok. Düşünün ki sistemin en tepesinde ki insanı, Genelkurmay başkanı, gençlerin kendi kanları ile boyadıkları bir bayrağı basın karşısına çıkaracak kadar insan yaşamına önem veriyor! ve sen bu sistemde barış istiyeceksin.
Kuruluşundan gönümüze kadar bu sistemin bir tek temel harcı oldu, o da insanları yok etmek ve sistemi insan yaşamının önüne çıkarmaktı. Yani sistem insanlar için değil, insanlar sistem için vardır.
Tipik bir faşist düşünce…
Hal böyle olunca da Kürdlerin istekleri çok anlam ifade etmiyor. Hiç kimse ciddiye bile almıyor. Vaz mı geçmek gerekiyor? Elbette hayır ama anlam bulduğu zaman ifade etmek gerekir ki bir anlamı olsun ve  aşınmasın…
İster legal politik alanda olsun, isterse illegal olsun, Kürdler politik dillerini tekrar gözden geçirmek zorundalar. Esasen insani olan, olması gereken değerlerdir seslendirdikleri ancak bu değerleri bilenlerle bir noktada buluşma şansın olur.
Bu nedenle, öncelikle DTP politik alanda ki dilini bir gözde geçirmeli, öyle AKP’nin politikalarının peşinde sürüklenerek, Türban gibi, politik islamın ırkçı – faşist  bir yönetime geçmek için kullandığı kalkanın arkasında sürüklenmemeli.
Bazı şahısların hergün DTP adını kullanarak Kemalizme davetiye çıkarmasına izin vermemeli. Bunlar politika değildir. Kemalizme davetiye çıkarmak, bugüne kadar kemalizm ile yönetilen sistemin katlettiği Kürd insanına saygısızlıktır, hakarettir. Kürd mücadelesinin herhangi bir aşamasında bedeller ödeyen insanın canını acıtıyor.
Hiç bir Kürd ‘Kemalizm iyidir“ diyerek ölmedi bugüne kadar. Nasıl ki, sayın Öcalan ne derse desin devlet tarafında  ’ terörist“ olarak algılanıyor ve öyle görülüyorsa, Kemalizm’de Kürdler için ’yok edici, ırkçı, şöven“ bir ideoloji olarak algılanıyor ve hiç bir şekilde de bu Kürdlerin beyninde değişmiyecektir.
Çünkü günümüze kadar Kürdlere yapılanlar bu düşünceyi ıspatlamıştır.  
Kürdler mağdurdurlar ve haklılar. O nedenle, başkasının haklarını almışlar gibi mahçup bir psikoloji ile politika yapmanın hiç bir faydası yoktur. Isteklerini dillendirmeliler ve o noktada da net durmalılar. Karşılık bulmayan boş söylemlerin peşinde koşmaktan vazgeçmeliler.
Ürkek bir politika ancak sahibine zarar verir.
 

Seyh Saitve Sayid Riza Kemal tarafindan aslindi….
sherifkaplan@hotmail.com

Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.